Ada’dan Kaynarca’ya yol almak

Kaynarca Adapazarı yolu hep can yakan trafik kazalarıyla; ayakta rahatsız yolculuklarla gündeme gelecek değil ya! Kaynarca Adapazarı arası otobüs yolculuğunun keyifli tarafları da var. Bu yolculuğu sıkıcı bulanlar bir de Kadir Korkut’un gözüyle görmeli… Kaynarca Anadolu Lisesi İngilizce öğretmeni Kadir Korkut’un ‘Pazar Yazısı’ kıvamındaki köşe yazısını sizlerle paylaşmadan edemedik.

Ada’dan Kaynarca’ya yol almak
Ada’dan Kaynarca’ya yol almak Admin
Advert

Ada’dan Kaynarca’ya Yol Almak|Kırların Coşkusu

Ağır aksak, yüksek motor sesiyle boğulmuş dolmuşlarda gidiyorum. Yumuşak yeşil tepelerin arasında Kasım’ın çiy düşmüş sabahlarına direnen kavaklar sararmış, son yapraklarını saklıyor güzergâhıma.

Ben bu ağaçları Temmuz ayında dipdiri, yemyeşil görmüştüm. O zaman günlerden Cuma idi. Üstümde ince bir gömlek vardı. Güneş yolları kavuruyor, ezanlar duyuluyordu. Bunları, geçmiş yaza ait anlarımı şimdi bu kış-sonbahar elbirliğiyle hazırlanan tablonun ortasında anımsamak, onların sıcaklığını kanımın akışına katmak öyle tatlı ki. Bugünkü gerginliklerimi, sıkıntılarımı bir kavanoz kapağını açar gibi kaldırıyor anılar. İçeriye tertemiz bir balkon havası doluyor.

Böyle ağır bir araçta yol alırken, karamsarlığa yenilmeden çok hızlı hayallere kapılmak, bir şeyleri umud etmek, bende farklı bir duyguyu açığa çıkarıyor: Sanki bu Iveco yaşlı, hasta bir adammış da, içinde giden ben, onun genç kalmış ruhu, çocuk yanıyım. Bir taraftan incecik saçtan yapılmış minibüsün yürümeye hali yok, kalbi büyük bir uğultuyla toz çıkartıyor, diğer taraftan hülyalarla kendini cilalayan ben, bu genç yolcu, yaşlı dolmuşa yakıt ikmali yapıyor.

Bu güngörmüş dört tekeri Ada’dan Kaynarca’ya giden eğimli yollarda benim düşlerim, kitabımdaki sözcüklerin gücü götürüyor. Şoför elbette bunun farkında değil. O bir işi ustaca yapmanın, direksiyona tek elle hakim olmanın; vitesi, bir arkadaşın omzuna dokunur gibi atmanın gururuyla yoluna devam ediyor. Bu arabaya neler kattığımı bir bilse! Elbette en arkada oturmama gönlü razı olmaz, beni hemen yanındaki tekli koltuğa oturturdu.

Sürülmüş tarlaların, hiç bitmeyen otlakların, ıslak yamaçlarda tek başına güneşlenen büyük ağaçların ortasından geçen yolda, ‘’kitap okumakla doğayı okumak’’ arasında gidip geliyorum. Kimi anlarda camda hazdan eriyen gözlerim, kimi zaman sayfalarda dinleniyor. Sonunda Kaynarca sevimli çehresiyle karşımda.

Her eğimli anlatıda olduğu gibi, su yolunu buluyor. Adapazarı’ndan sabahları yola çıkan minik bir dere ortalama bir saat sonra Kaynarca’dan Karadeniz’e, öğrencilerin taze dimağına dökülüyor.

23 Kasım 2015, Pazartesi (Adapazarı Akşam Haberleri Gazetesi’nde yayımlanmıştır.)

K.Korkut

kadir korkut kaynarca anadolu lisesi ingilizce öğretmeni şiir yazı köşe yazısı adapazarı kaynarca yolculuğu
Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yarın tüm Türkiye'de denetleme yapılacak
Yarın tüm Türkiye'de denetleme yapılacak
Ambulans ile otomobil  çarpıştı
Ambulans ile otomobil çarpıştı