Refarandumun son yazısı ve Dr. Hüsnü Bozkurt
Aytekin Ertuğrul

Refarandumun son yazısı ve Dr. Hüsnü Bozkurt

Bu içerik 1389 kez okundu.

REFERANDUMUN SON YAZISI ve Dr. HÜSNÜ BOZKURT                                                                            
                                                                Op. Dr. Aytekin Ertuğrul
                                                                                  draertugrul@hotmail.
 
Dr. Hüsnü Bozkurt. Bir emekli askeri tıbbiyelidir. KBB uzmanıdır. CHP Konya Milletvekilidir. Sayın Uğur Dündar’ın halk arenasında aynen şu konuşmayı yapmıştır.
“Ben biliyorum, bu millete güvenmek gerek. En az yüzde 60-65 hayır çıkacak. Ama arkadaşlar, de ki 'evet' çıktı, kimse heveslenmesin kardeşim. Biz yine Samsun'dan başlarız, Amasya'ya gideriz, Sivas'a gideriz, Ankara'ya geliriz. Oradan Sakarya'ya, Dumlupınar'a... Sizi İzmir'e kadar kovalamazsak, anamızdan emdiğimiz süt helâl olmasın. Sizi de, yedi göbek sülalenizi de, bütün emperyalistleri de yine İzmir'den denize dökeriz.”
Bu görüşe her Türk vatandaşı imza atar ve hoşgörü ile karşılar. Oysa durum hiç öyle değildir. Soyadı Çelik’e en uygun bir adam olan Sayın Prof. Dr. Süleyman Çelik’in yazısından okuyalım.
“CHP Konya Milletvekili Dr. Hüsnü Bozkurt günah keçisi yapıldı, millet düşmanı ilan edildi. İktidarı, muhalifi herkes saldırıyor. Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan her konuşmalarında “alçak, densiz, ahlâksız, terbiyesiz adam” gibi en ağır sözcüklerle hakaret ediyorlar.
Suçu neymiş? Katıldığı bir TV programında “16 Nisan'da evet verenleri İzmir'den denize dökeceklerini' söylediği öne sürülüyor.
Konuşmanın videosunu youtube’den dinleyebilirsiniz. Aynen şöyle demiş:  “Millete güvenmek gerek” diyen bir adam millet düşmanı olabilir mi?
Bu sözlerinin içinde “evet verenleri denize dökeceğiz” diyen bir tümce var mı?
 
ankara escort bayan ankara escort escort ankara Biz bu konuşmanın bir yerinde sınırı aşan maksadı aşan bir sözcük dahi göremedik. Belki sol gözüm katarakt ameliyatlısı olduğundan göremedim. Ama meydanlarda gerek Sayın Cumhurbaşkanımız ve gerekse Başbakanımız ayrı ayrı konuşmalarında vekilimizi ve meslektaşımızı hedef göstermişlerdir. Vahim olan durum da işte budur. Bir vekil bir suç işlediği zaman takip edilecek Anayasal prosedüre asla uygun değildir. Kitleleri bir birine düşürme tahrik etme gibi sakıncalara yol açabilir düşüncesindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımıza hakarete sokarlar korkusu ile bir şey diyemiyoruz. Ama Sayın Başbakanımızı bu eylemden ötürü kınıyoruz.
 
 
Cari Açık Büyüyor.
Carı Açık Şubat Ayında 2.527.000.000 dolar. Cari açık demek bütçe açığı demektir. Bütçe açığı demek açıkları kapatmak için para basılacak milletimizin cebinden paraları alınacak demektir. DOLAR fırlayacak borsa altı üstüne gelecek demektir. AKP iktidarı 14 yıldır aynı yanlışta ısrar ediyor. Anarşinin asayişsizliğin nedeninin bütçe açıkları olduğunu bilmiyor demektir. Çok feci bir uygulama ve sonuçtur. Bu feci uygulamanın  acı sonuçları ancak ve ancak DENK bütçe ile aşılabilir. Bu bilgi eksikliğinin ve aymazlığın bir sonucudur. Bu Müslümanlıktan, Anayasamızdan, Atatürk ilkelerinden  ve bilimden uzaklaştırılmamızın  bizi nerelere getirdiğinin, nerelere götüreceğinin bir belirtisidir. Hükumete gensoru verilecek ve hükumeti  düşürmek üzere TBMM görüşülecek bir konudur. Çünkü bu uygulama ve sonuç bilime ve ulusal egemenliğe aykırıdır Şimdi anlaşılıyor mu NEDEN bu Anayasa değişikliklerinde soru gensoru ve güven oyu yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın Bütçeyi veto etme hak ve yetkisi yok.(Anayasa Madde 89) Ulusal egemenliği yok eden bütçenin denetlenmesini yok eden bir zihniyetten Türk milletine bir fayda beklenemez. İktidar referandum için şöyle bir propaganda yolu izlemektedir. Deniliyor ki Kandil referanduma hayır diyor öyleyse siz hep beraber evet diyelim. Tamamen sakat ve dayanaksız bir düşüncedir. Çünkü hayır diyenler Kandile bakıp oylarını belirlemiyorlar. Bütçede ve eğitimde  Ulusal egemenliğe aykırı uygulamalar olduğu için hayır diyorlar. Açık bütçeye ve ulusal egemenliğe aykırı  gidişe HAYIR diyorlar. Türk milletinin geleceği bilimsel rotadan ayrılarak iktidar mücadelesi zemininde politikaya alet edilerek yol alınamaz. İktidarımızın açmazı işte budur. Sırası gelmişken tekrar söyleyelim ki Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının hiç biri bu konuları kavrayabilecek ve Sayın Cumhurbaşkanımıza doğru yolu gösterecek kıratta gözükmüyor. Milletimizin verdiği vergilerle maaşlarını alıyorlar. Bu kadar acı günlerin içinde geçerken "Sayın Cumhurbaşkanım Bütçeyi DENK yapmadan ve laik eğitime dönmeden   Cumhuriyetimizi, yıkılmaktan kurtaramayız" demiyorlar. Dost acı söyler.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atık su da sıra bize gelebildi
Atık su da sıra bize gelebildi
8 Kaçak yapı yıkıldı
8 Kaçak yapı yıkıldı