Advert
Kendimi ihbar ediyorum ben de cemaat yurdunda kaldım(!)
Sedat Balta

Kendimi ihbar ediyorum ben de cemaat yurdunda kaldım(!)

Bu içerik 1947 kez okundu.

KENDİMİ İHBAR EDİYORUM BEN DE CEMAAT YURDUNDA KALDIM(!)
Sağ iktidarlar ve AKP döneminde üniversite öğrencilerine yurt yapmayarak onları tarikatların kucağına itttikleri yaşanan bir gerçek. 
AKP döneminde üniversite öğrencileri FETÖCÜ yurtlara, evlere mahkum edenler küçük çıkarları için memleketi uçurumun kenarına getirdiklerinin farkına çok geç vardı. "Kandırıldım" demek yetmiyor bunu onarmak lazım. 
15 Temmuz'dan sonra ne değişti devlet yurt mu yaptı. Halbuki yurt açığını kapatmak devletin bütçesi için çok önemli de değil. Köprüler yaptık, duble yollar yaptık diyerek kasılmakla olmuyor. 
ÖĞRENCİLERİ TARİKATLARDAN KURTARMAK
Üniversite öğrencisi, hatta ortaöğretim öğrencileri hala daha şucu bucu cemaatlerin yurtlarında kalmak zorunda. Bu anlamda CHP Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin, "Öğrencileri tarikat yurtlarından kurtaracağız" sözü çok değerlidir. 
İnce'nin "İki yıl içinde hiçbirinizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğiz" sözü gerçekçi, kolayca hayata geçebilecek bir projedir. 
BEN DE CEMAAT / TARİKAT YURDUNDA KALDIM
Kendi yaşamımdan bir örnek vereyim. Yıl 1983. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nü kazandım, kayıt yaptırdıktan sonra Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurdu'na başvurdum. Ancak yurt çıkmadı yedeklerde kaldım. 
Ablamın İzmit'teki evinden İstanbul'daki okulama gidip geliyorum. Her sabah 5 buçukta kalkıyorum İzmit İstasyonu'ndan saat 6 sularında Ankara'dan gelen Mavi Tren'e biniyorum. Haydarpaşa Garı'nda inip Şirketi Hayriye Vapuru ile Karaköy İskelesi'ne geçiyorum. 
Oradan Tünel'den Beyoğlu'na yada İETT otobüsü ile Taksim'e gidiyor, yürüyerek Harbiye'deki okulumuza varıyor. Çoğu zaman ilk dersi de kaçırıyorum. Dönüşte aynı maraton tekrarlanıyor. 
AKP'nin Sakarya Milletvekili Aday Adayı arkadaşım Engin Şenol sınıf arkadaşımdım. Bir gün sınıfta, "Ya Sedatçım böyle olmaz gel bizim yurtta kal. Çekilmez bu çile" dese de tarikat yurdu olduğu için başta kabul etmedim. 
Ama baktım olmuyor bir süre sonra denemek zorunda kaldım. Milyonlarca üniversite öğrencisi gibi istemeye istemeye tarikat yurduna mahkum oldum. Babamı 10 yaşımda kaybetmiştim ve annemin tek ineğinin süt parasıyla gönderdiği parayla başka bir yerde kalmam mümkün değildi. 
Antalya Öğrenci Yurdu, Kocamustafapaşa'daydı. Sabah erken çıkıyor, akşam mümkün olan en geç saatten yurda dönüyordum. Çatalın dahi kullanılmadığı, yurt müdürü emekli havacı Albay'ın öğrencilere avucunu öptürdüğü bir Nur cemaatine ait yurttu. 
Necmettin Erbakan'ın Refah/Fazilet Partisi'nin önce Kaynarca İlçe Başkanlığını sonra Belediye Başkanlığını yapan Sebahattin Duran'da aynı yurttaydı. Kendisine eğer ben de senin gibi 4 yıl Nurcu yurdunda kalsam kesin milletvekili, bakan olurdum diye takılırdım. 3 Ay kaldığım yurtta memleketin dört bir yanından güzel arkadaşlarım oldu. 
Üç ay sonra devlet yurdu çıktı, Okmeydanı Hürriyeti Ebediyye Yurdu'na geçtim. Ancak üniversitede bir çok arkadaşım tarikat yurtlarında kalmak zorunda kaldı. 
Daha sonraki yıllarda ve AKP döneminde üniversite öğrencisi sayısı arttığı halde hemen hiç devlet yurdu yapılmadı. Öğrenciler tarikat, cemaat yurtlarına peşkeş çekildi. 
Peşkeş çekenler, Anadolu'nun yoksul ama zeki insanlarını buna zorlayanlar 15 Temmuz darbe girişiminin faturasını bu garibanlara çıkardılar. Fetöcü yurtta kaldın diye işlerinden ettiler, hapse attılar süründürdüler. Fetö'nün siyasi ayağı, 'kandırıldık' deyip sorumluluklarını geçiştirirken bu çocuklar adeta cadı avıyla kurban edildiler. 
SAKARYA PROTOKOLÜ MAÇTA NİYE YOKTU?
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Sakaryaspor’un Afjet Afyonspor’a 2-1 mağlup olduğu karşılaşmanın ardından sosyal medya hesabından şöyle yazdı: “Bu acı tecrübe bize yeni şeyler öğretti.  Ama biz bu yaşananlardan gerekli dersi aldık. Ancak, bugün kaybeden, cefakar taraftarımız ve Sakaryaspor olmamıştır. Bugün asıl kaybedenler Sakaryaspor’un büyüklüğüne aklı yetmeyenler olmuştur.”
Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, ‘Bugün asıl kaybedenler Sakaryaspor’un büyüklüğüne aklı yetmeyenler olmuştur” diye çok güzel bir söz paylaşmış sosyal medya hesabından ancak o gün kendisi de dahil vatandaşın şehri emanet ettiği insanlar takımlarının yanında olmadılar.
Sayın Toçoğlu, Vali Balkanlıoğlu, milletvekilleri, milletvekili adayları on bin Sakaryalının aktığı maçta yoktular. Afyon protokolü ise takımının yanında oldu. 
Paralarını alamadıkları için zaten moralsiz olan futbolcular bu sahipsizlik karşısında daha da motivasyonlarını düşürdüler. Bütün faturayı futbolculara kesmek bu anlamda haksızlık olur. 
Profesyonellik alacağında olsa olmasa da çıkıp topunu oynamayı gerektirir ancak bazı arkadaşlarımızın yazdığı gibi, "Şehri 300 bin liraya mı sattınız?" diye sormak kolay!
Madem 300 bin lira düşük bir para küçümsüyorsunuz niye ödemediniz. Şehrin sahibi olduğunu söyleyenler final maçı gibi kritik maç öncesi niye bu parayı ödemediler dersiniz. 
Olaylar şunu gösterdi takımını seven yalnız taraftarı gerisi boş. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Engin Şenol     2018-05-31 Sedat kardeşim öncelikle aday adaylık sürecinde bir CHP'li olarak şahsıma gösterdiğin desteğe teşekkür ederim. Fakat köşe yazında bir cümledeki yanlışı düzeltmemiz lazım.. Seninde 3 ay kaldığın Antalya Öğrenci Yurdu Nuculara ait bir yurt değildi. Hiç de olmadı. Uzun dönem müdürlük yapan emekli asker Yaşar Kümbüllü Milli Görüş geleneğinden gelen bir isimdi. O yurtta en az 20 Sakarya'lı öğrenci daha vardı ve hiç biri dediğin ekolde olmadı. Bu konuyu düzeltmeni istirham ederek baki selamlarımla.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X