Mahmut Makal'ın ardından
Aytekin Ertuğrul

Mahmut Makal'ın ardından

Bu içerik 883 kez okundu.
Mahmut Makal’ın Ardından

Mahmut Makal diye internete girdiğiniz zaman hayati eserleri yaşam mücadelesi çok geniş olarak yer aldığını görürsünüz. Ben şahsen bunları yazmayacağım. Mahmut Makal ile nasıl tanıştık neler yaşadık neler gördük onları yazacağım.Mahmut Makal bir Türk yazarıdır.  (D. 30 Haziran 1930, Demirciköy / Gülağacı / Aksaray dır. Ölümü Hacettepede amansız hastalıktandır. 10 Ağustos 2018, Ankara).. Türk milletinin daha bilgili daha refah içinde daha mücadeleci Türkiye Cumhuriyetine daha faydalı ve Yüce dinimizin emirleri olan “Bilim Çin’de bile olsa gidin alın” ve “Beşikten mezara bilim okuyun” ilkelerine uygun yaşamış büyük bir mücahittir. Yazılarında köyün ekonomik ve sosyal yapısını kötü gösterdiği gerekçesiyle 1949 yılında gözaltına alındı. Ve tutuklandı.

Ben kendisini ilk defa 1956 yılında tanıdım. Bu tanıma bire bir tanıma değildir. O zaman Bizim Köy adlı kitabı Varlık Yayınları arasında çıkmıştı. Varlık Yayınları denilince Yaşar Nabi Nayır’ı analım. O unutulmaz bir yayıncı ve Türk milletinin yılmaz bir kültür ve bilim savaşçısıdır. Ben de Rize Lisesinde sonradan KBB uzmanı olan Op. Dr. Gündüz Kumbasar ile birlikte okul kantini sorumlusu idim. Bizim Köy kitabı deyim yerindeyse leblebi gibi satılırdı. Tabiidir ki bu satışın arkasında Edebiyat öğretmenimiz öğretmenler öğretmeni Hikmet Gürsoy vardı. Kitabın özetini çıkarmayı öğrencilerine ödev olarak vermişti. Benim de bu nedenle kitabı orta okulda iken okuma fırsatım olmuştu. Ayrıca o görevim nedeniyle Varlık dergisi ve Varlık yayınları ile tanışmış oldum. Mahmut Makal hocamızın haftalık ANT dergisinde kısa bir süre takma adlarla siyasi ve sosyal görüşlerini açıklayan yazılar yazdığını biliyorum

Tutuklandığı zaman Antalya Aksu Köy Enstitüsü mezunu Naciye Poyraz Mahmut Makal’a hapishanenin önünden geçmeye kimsenin cesaret bile edemediği bir zamanda mektup yazmış geçmiş olsun demiştir. O da hapishaneden çıktığında Naciye Poyraz’a teşekkür ziyaretinde bulunmuştur. Daha sonraları başlayan dostluk Hayat Arkadaşlığına dönüşmüştür. Ömürlerini birlikte eğitim alanında Türk milletinin refahı ve saadeti uğruna mücadele ile geçirmişledir. Mücadeleleri Türkiye’nin sınırlarını aşmıştır. Avrupa’ya ve dünyaya açılmıştır

Hakkında Ne Dediler:

“Mahmut Makal tek değildir. Başkasınınkine benzemez bir kişiliği var elbette, o ayrı iş. Yalnız bilelim ki edebiyatımızda bir Mahmut Makal’lar çığırı açılıyor. Onların karşısında biz küçüklüğümüzü anlamalıyız. (Nurullah Ataç)

“Bizim Köy 1950’de bir başyapıttı. 1995’te de bir başyapıt. Anlatılan nesne ya da olayın kendisi sanılacak ölçüde yalın anlatımıyla, sıradanı şiire dönüştüren gözlem gücüyle, Bizim Köy yazınımızda    ( Edebiyatımızda) bir doruktur...” (Prof. Tahsin Yücel)

“Bizim Köy’ün sanatsal yanına gelince, denebilir ki, Makal, gerçekçi Türk yazınının duygusal yaklaşımından eylemci işleve geçişiminde tohumu çatlatmayı başarmış, ardından Talip Apaydınlar, Başaranlar, Fakir Baykurtlar, Dursun Akçamlar...gelmiştir. (Adnan Binyazar)

“Köyün içyüzünü olduğu gibi aksettiren bu yazılar köy davasını ele alacak olanlar için bir ayna vazifesi görecek, onları yanlış yollara sapmaktan kurtaracaktır..” (İsmail Hakkı Tonguç)

Ben 1994 te İskenderun Deniz Hastanesi Baş Tabipliği görevinden kadrosuzluk nedeni ile emekli oldum. İskenderun’da iken Prof. Dr. Tahir Hatiboğlu’nun önerisi ile Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünden mezun Abdullah Özkucur hocamızla tanıştım. O da Ankara’ya taşınmıştı. Özkucur hocamızın ve Ali Yüce hocamızın öncülüğü ile Mahmut Makal ile de bizzat tanıştım. Ölünceye kadar dost olarak kaldık. Ara sıra Ümitköy- Galeriada bir araya gelirdik. Aramıza bazen Mustafa Gazalcı ve Zeliha Kanalıcı da katılırlardı. Bir gün Mahmut Makal Hocama dedim ki. Paramız her geçen gün eriyor hayat zamlanıyor. Oysa Atatürk ve İnönü dönemlerinde para erimesi yoktu. Hayatın hiçbir yerinde zam yoktu. Bu nasıl iştir. Kısa konuşmayı severdi. Dedi ki: Onlar vatanseverdi.

Sonra Sıhhiye’deki Kızılay Tıp merkezinde çalışırken hasta olarak bize geldi. Cildinde bazı lezyonlar vardı. Onları temizledik. Patoloji ye gönderdik. Patoloji hocamız Prof. Dr. Selim Erekul’a telefon ettim. Bu hoca başka hoca. Bu hocamıza Op. Dr. Aytekin Ertuğrul imiş gibi muamele edelim dedim. Yanı ücretsiz olacak öyle mi dedi. Evet hocam takdir sizin dedim. O küçücük jestimizden ne kadar mutlu olmuştu. 4-5 yıl sonra bacaklarında Elefantiasis oluşmuştu. Y.İ.H. den Prof. Dr. Levent Birincioğlu’na gönderdim. O gerekeni yaptıktan sonra Ürolojiye gönderdi. Onlar da gerekeni yaptılar. Ama son olarak kalın bağırsakta kötü bir nesne oluştu. Hacettepe’de ameliyat oldu ama enflasyona, her türlü hukuk dışı baskılarla yorgun düşmüş olan bünyesi bu kadar büyük travmaya dayanamadı. 10 Ağustos 2018 tarihinde yıllar sürecek unutulmaz hoş sedalar bırakarak aramızdan ayrıldı. Onun için Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun yazdığı şiiri unutulmazdır. Bizim gençliğin ağzından hiç düşmeyen ve düşemeyecek olan dörtlük işte budur.

Herifçioğlu Sen Mişel’de koyuvermiş sakalı

Neylesin bizim köyü, nitsin Mahmut Makal’ı

Esmeri, sarışını, kumralı, kuzguni karası

Cebinde dört dilberin telefon numarası

Bir elinde telefon bir elinde kesesi

Uyyy!… yesun oni nenesi

Yesun oni nenesi

NOT: Köy Enstitüleri Cumhuriyetimizin en doruk en tepe noktasıdır. Ondan sonra Cumhuriyetimiz sürekli gerilemiştir. Bu gün sıfır noktasına doğru süratle düşüş yaşamaktayız. Bu sözümüzün ne anlama geldiğini sunacağımız kısa bir istatistik açıklamaya yeter. Köy Enstitüleri 19 Mart 1940 tarihinde Başbakan Sayın Dr. Refik Saydam tarafından TBMM ne sunulan bir kanun teklifi ile 17 Nisan 1940 ta 4274 sayılı kanunla kurulmuştur ( 1)

O tarihte bir ABD doları 280 kuruş idi. Bu gün( 28 Ekim 2018) itibari ile 5.600.000 TL dir. Ortalama artış 1.870.000 mislidir. Bunun anlamı o günden sonra Cumhuriyetimizi ilelebet muhafaza ve müdafaa edebilecek gençlerimizin gerektiği gibi yetiştirilememiş olmasıdır. Şimdi siz karar verin. Köy Enstitülerini kapatanlar kimlerdir. Köy Enstitülerini kapatanlar” Dahili ve harici bedhahlardır” desek abartılı mı olur? Köy Enstitülerinden 17.000 Mahmut Makal yetişmiştir. Acaba bir 17.000 daha, bir 17.000 daha, bir 17.000 daha Mahmut Makal’lar yetiştirilebilseydi. Bir ABD doları 5.600.000 TL ye kadar yükselebilir mi idi.

(1) Daha geniş bilgi için. Bak. Mahmut Goloğlu Milli Şef Dönemi. T.İŞ. Bankası Yayınları 2012 İstanbul S.69-83

* Biyorgrafilerde eserlerini de yazmak gelenektir.

* Bizim Köy (1950),* Köylümden (1952)* Hayal ve Gerçek (1957),* Memleketin Sahipleri (1954)

* ,Kuru Sevda (1957),* 17 Nisan (1959)* Köye Gidenler (1959)* Kalkınma Masalı (1960)* Eğitimde Yolumuz Nereye (1960)* İplik Pazarı (1964)* Kamçı Teslimi (1965)* Ötelerin Havası (1965)

* Yer Altında Bir Anadolu (1968)* Bu Ne Biçim Ülke (1968)* Zulüm Makinesi (1969)* Kokmuş Bir Düzende (1970)* Karanlığı Zorlayanlar (1976)* Köy Enstitüleri ve Ötesi (1979)* Bir İşçinin Günlüğünden (1980)* Anımsı Acımsı 1998

Ödülleri:

Bizim Köy 1950 ve 1966 tarihlerinde UNESCO Dünya Kültürüne Hizmet ödülü almıştır.

Bizim Köy 1975 1977 Türk Dil Kurumu ödülü

Mahmut Makal’ın eserlerinden bazıları Almanca, Rusça, Fransızca, İngilizce Bulgarca, Romence, İbranice, dillerine çevrildi.

Mahmut Makal 1967 de UNESCO tarafından dünya gençliğine örnek insan olarak gösterilmiştir.

 

Toprağı bol olsun ananları çok olsun.  Ruhu şad olsun.

Türk milleti en büyük öğretmenlerinden birini 10 bin yıldır doymak bilmeyen kara toprağa onu da tevdi etmiştir. Bu seneki öğretmenler günümüzde hem Mahmut Makal’ı analım hem Köy Enstitülerine yanalım. Köy Enstitülerini Kuranları Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’yu Başbakan Dr. Refik Saydam’ı Mili Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i, Ortta Öğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’u, Eğitim başı Prof. Dr. Sabahattin Eyüboğlu’nu, Fransız dili ve edebiyatı öğretmeni Vedat Günyol’u analım. Ebedi başkomutanımız ve ebedi Baş Öğretmenimiz  Atatürk’ümüzü analım.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atık su da sıra bize gelebildi
Atık su da sıra bize gelebildi
8 Kaçak yapı yıkıldı
8 Kaçak yapı yıkıldı