Advert
Köylüye kazık yolda geliyor
Sedat Balta

Köylüye kazık yolda geliyor

Bu içerik 1539 kez okundu.

KOYLÜYE KAZIK YOLDA GELİYOR
Köylüye birinci kazık güya büyükşehir belediyesi sınırları içine alarak yaşadıkları köylerin mahalleye çevrilmesiydi. Böylece oy deposu olarak gördükleri köylülerin oyunu alarak büyükşehir belediyeleri çantada keklik olacaktır. 
Çünkü çok iyi biliyorlardı ki şehir merkezlerinde yaşayan insanlar çok daha çabuk uyanıyorlardı... Köylü uyanana kadar onlar iktidarlarını sürdüreceklerdi. 
İlçe belediyelerinin sorumluluk alanlarını ve yetkilerini de kısıtlayarak; tüm dünyada yerinden yönetim, doğrudan demokrasi uygulamalarına geçilirken tüm kararları büyükşehir belediyelerinin verdiği yeni merkezi yönetim düzenleri oluşturuldu. 
Köylünün oyunu almakla da bitmezdi iş ilk 5 yıl düşük tarifeden ücretlendirilen su ücretleri önümüzdeki iki aydan sonra normalleşecek. Köylü ne olduğunu anlamadan hayvanına, tavuğuna yeri geldiğinde bahçesinde kullandığı suya kent merkezindeki gibi para ödemeye başlayacak. 
Bitmedi. Tarlasına, evine 'Varlık Vergisi' öder gibi emlak vergisi ödeyecek. Çevre temizlik vergisi ödeyecek. Karşılığında köyünde belediye amblemli bir çöp tenekesi ile otobüs durağı değişikliği dışında, yaşamını kolaylaştıran hiç bir yenilik olmayacak. 
Bir komşusu hayvancılığı bırakıp komşularının gübreleri kokuyor, tavukları rahatsız ediyor diye şikayet dilekçesi yazsa. Zabıta gelip tavuk kümesini, hayvan ahırını mühürleyecek, üstüne bir de ceza yazacak.
EKREM YÜCE'NİN HAYALLERİ
Ekrem Yüce, Ada Treninin yeniden şehir merkezine gelmesi için yaptığı çalışmaları ballandıra ballandıra anlatıyor. Sanki 16 yıllık yerel ve ülke iktidarında kendileri yokmuş gibi özeleştirinin ö'sünü yapmadan hemde. Sanki daha önce Adapazarı treni il merkezine gelmiyordu da kendileri getireceklermiş gibi. 
Fakirin eşeğini kaybedip yeniden bulması gibi sevinmelimiyiz buna(!) 
Trenin trafiği artırdığı gibi absürt gerekçelerle üstelik. Nerede görülmüş toplu taşıma aracının trafiği engellediği.
Yüce tarımsal kalkınmadan da söz ediyor. Ziraat Odası Kongresi'nde kendisinin Sakarya tarımın merkezi olacak sözleri karşısında çiftçilerimiz acı acı gülümsemiştir sanırım.
Tarımın bittiği, bitirildiği bir dönemde üstelik buna Ekrem Yüce'nin partisinin yanlış tarım politikaları neden olmuşken.... Tarımla ilgili yapabilecekleri sınırlı olan bir kurumun başına aday olan Ekrem Yüce'nin katıldığı ziraat odası kongrelerinde hayal ötesi ütopik sözler söylemesi trajikomik bir durum. 
Kısa bir örnek vereyim: Yer Akyazı Ziraat Odası Kongresi. Ekrem Yüce kürsüde konuşuyor: "Belli ürünler özelinde araştırma merkezleri kuracağız. Sakarya ayva, kiraz, mısır, fındık, üzüm, kabak gibi ürünlerde çok iyi konumda." 
Sakarya'da ziraat fakültesi bile yokken, Büyükşehir Belediyesi hangi kadro ile nasıl araştırma merkezi kuracak ki?
Ekrem Yüce başkan seçilirse, kanatlı hayvan ve fidancılıkta daha iyi noktaya gelecekmişiz, Tıbbi ve aromatik bitkilerin merkezi de Sakarya olacakmış. 
Şehrimiz tarım merkezi olacakmış. Çiftçi tarım merkezi olmaktan, şundan bundan vazgeçti. Eski günlerini arar oldu. Patlıcan, biber, domates astronomik rakamlarda. Maydonoz bile yarım demeti 2 liradan satılır oldu. Ekrem Yüce uçuyor(!)
Hızını alamayıp, mazotu, gübreyi, zirai ilacı vergisiz vereceğiz dese şaşırmayacağız. 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X