Reklamı Geç
Advert
Advert
Bugün siyasetsiz bir anımız var
Aytekin Ertuğrul

Bugün siyasetsiz bir anımız var

Bu içerik 439 kez okundu.
Advert

Bu Gün Siyasetsiz Bir Anımız Var

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Hep siyaset hep siyaset derken kendimizden, geçmişimizden  ve ülkemizin harap ve bitap düşmüş halinden bahsedemez olduk. Bu gün kendimden bir anı  yazacağım. Neden bu anı? Şundan bu anıda ben varım. Bir büyük komutanımız var. İnsan sever millet sever ordu sever milletin geleceğini düşünen büyük insanlar/komutanlar da var. Onları da anacağım.

1966 yılları idi. Biz deniz kuvvetleri hesabına Beylerbeyi Deniz Astsubay Hazırlama okulunda iaşe ve ibate edilen fakülte ve yüksek okullarda okuyan öğrencileriyiz. Deniz Albay V. A. komutasında biraz sıkıntılı günler geçirmekte idik: Derken okul komutanımız değişti. Ziya Erdeniz adlı Türk bahriyesinde bile nadir yetişen bir komutan okulumuzun komutanı oldu. Komutanımız Deniz Lisemizi Türk bahriyesinin üstün vasıflı subaylarını hazırlayan bir yuva haline getirenlerin başında yer alırdı. Gelirken komutanımız şöhreti ile birlikte geldi. Komutanımızın şöhreti şu idi. “Ben yüzbaşıya kadar döverim yüzbaşıdan sonra söverim” dermiş. O slogan bile bize yetti. Hepimiz yeni komutanı heyecanla bekliyoruz. Derken okulumuza geldi göreve başladı. Bizim bahriyenin çok güzel adetlerinden biri gelen komutan tüm şubelerden “BRİFİNG” alır. Brifing demek durum hakkında özet sözlü ve yazılı bilgi almak demektir. Komutan hem bu brifingi ilgili şubeden sözlü olarak dinler, sonra da brifing dosyasını yazılı olarak alır. Bizim Deniz Üniversite Öğrencileri sınıf subayımız ismini yazmayayım. Bir brifing vermiş ki evlere şenlik. Deniz Üniversite öğrencilerinden biri okula geç geliyor sivil girip çıkıyor. Arkadaşlarına kötü örnek oluyor. vs. Yeni komutanımız merak ediyor. Bu öğrenci kim. Çağırın ben de göreyim bu öğrencimiz kim diyor. Bana haber ulaştırıldı komutan sizi şu gün şu saatte bekliyor. Gittim kendimi rapor etim.” Deniz üniversite öğrencilerinden 107 apolet numaralı Aytekin Ertuğrul. Beni emretmişsiniz buyurun komutanım” Aytekin Ertuğrul siz misiniz? Evet Komutanım. Allah Allah. Dedi ve hayretle bana baktı. Hayretle bakışlarını bu gün gibi hatırlıyorum. Komutanımızın şöhretini duyduk ya tamam dedim. Yandım. Otur bakalım şu sandalye diyerek beni oturttu. Seni ben çok iyi tanıyorum demez mi? Okulda sivil giyinmek zamanında gelmek vs. gibi disiplinsizlikler size uymamaktadır. Bunları derhal düzelteceksiniz. Baş üstüne dedim. Merak etmeyin komutanın bir daha tekerrür etmez dedim. Beni uğurladı. Ertesi günü okulda hava değişmişti. Beni rapor edenler değişmişti. Onlara demiş ki ben bu öğrencimizi tanıyorum siz tanımıyorsunuz. 

İstanbul’daki Şan sinemasında bir hafta sonu Türk sanat müziği, ve diğer hafta ise  klasik  Batı müziği konserleri vardı. Komutanımız klasik batı müziğini severmiş. 15 Günde bir Şan sinemasındaki konserlere gelirmiş. Bizi orada görür duygulanırmış. Konsere genel olarak teknik kemal lakaplı Kemal Özüdoğru ile birlikte giderdik. Orada bir grubumuz vardı. Sj. Dr. Önder Dai. Müzisyen Münire Abduşef şimdi isimlerini unuttuğum iki dost daha vardı. Bizi orada görür ve beğenirmiş. Biz çoğunlukla resmi elbisemizle giderdik. O da sivil elbisesiyle gelirmiş. Doğaldır ki biz onu tanımıyoruz ama o bizi elbisemizden tanırmış. Ve hoşuna gidermiş. Öğrencilerimiz klasik müzik konserine gidiyorlar diye. Komutanımızın şaşırdığı nokta da bu. Klasik müzik konserine giden disiplinsiz bir öğrenci. İşte komutanımız bunu anlamamış. Ertesi günü kendisine bu raporu verenlere demiş ki. O öğrenciyi siz tanımıyorsunuz ama ben tanıyorum O sizin bana bildirdiğiniz biri değildir. Siz bu öğrenciye karşı takındığını tavrınızı değiştirin. Disiplin notlarım  düştüğünden askeri okludan uzaklaştırma noktasına gelen ben. Komutanımızın himayesi altında İ.Ü. Tıp Fakültesini bitirdim. Dz. Tbp. Tğm. naspedildim. O zamana kadar Ziya Erdeniz’i okulumuzun komutanlığından almışlar ve Büyükdere’de bulunan arabalı vapurların komodorluğuna vermişlerdi Gittim. Komutanımızı ziyaret ettim. Eşimle birlikte Kalender Orduevinde kalıyorduk Akşam yemeğine aldık. Elinde kocaman bir çiçek buketi ile bizi kırmadı geldi. Yemekte bu konu da açıldı. Ben sayenizde Tğm. oldum sağ olun komutanım dedim. Biz küçük işlerle uğraşmamayı işin esası ile uğraşmayı Ziya Erdeniz ve benzeri komutanlarımızdan öğrendik. Allah rahmetlerini esirgemesin.Teknik Kemal'e gelince o müstesna bir dostumuz ve kültür yüklü öznel bir kardeşimiz ve arkadaşımızdır. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesini bitirdi. Deniz Yük Müh. Tğm. naspedildi. Finlandiyalı iyinin iyisi güzelim güzeli Pirko Özüdoğru  ile  evlendiğinden ordudan ayırdılar. İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Zemin mekaniği kürsüsüne asistan olarak girdi. Profesörlüğe kadar yükseldi. Ama ecel onu erken aramızdan aldı götürdü. Güzel insanların Türkiye’si ancak güzel insanlarla kurulur. Biz bu insanların yerlerine koyacak komutan ve insanı yetiştiremedik. Bocalamalarımızın esas nedeni budur. Diğeri ise paramızı düşman paralarına ezdiriyoruz. Paramız ezildikçe de Türk milleti eziliyor.

 

 

 

NOT: Bu yazıya seçimi ve siyaseti almadım ama öyle bir süreçteyiz ki siyaset notu koymasak da olmaz. Diş İşleri Bakanlığı NTV alt yazısına göre şöyle bir açıklama yapmış: “Macron'un tek yanlı tutumu esef vericidir.” Burada kastedilen tek yanlı tutum meşhur ermeni soykırımı konusudur. Ama  bu dil güzel diplomatik ve nazik bir dil değildir. Onun yerine şöyle demek daha doğru idi. “Macron'un tek taraflı yanlı tutumu üzüntü vericidir.” Bu kadar açık yalın ve nezaket içermeyen bir sözcük kullanmak uluslar arası düzeyde pek güzel oturmamıştır. Seçimlerle bu dili ve sahiplerini de sandığa gömmeliyiz.

 

Belediye başkanı adaylarımız İstanbul başta olmak üzere  konuşuyorlar.  Hayatı ucuzlatacağız diyorlar. Hayır ucuzlatamazsınız. Hayatı pahalandıran şey açık bütçelerdir. 14 Mayıs 1950 den bu yana Türk milletinin yaptığı tek şey vardır. Açık bütçelere bataklığında yaşam mücadelesi vermektir. Başkanlarımızın görevi açık bütçelerle mücadele eden Türk milletinin yanında olmak. TBMM de sürdürülen DENK bütçeye dönme mücadelesinde Türk milletine yardımcı olmak öncü duruş göstermektir. Gerisi lafügüzaftır. Öyle değil midir.  Başta İstanbul’umuzun adayları Sayın B. Yıldırım. Ve Sayın E. İmamoğlu olmak üzere Türkiye’mizin tüm belediye Başkanı adayları. Ne dersiniz.?

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KABET 23 Nisan programı
KABET 23 Nisan programı
23 Nisan'da koltuklar çocuklara emanet
23 Nisan'da koltuklar çocuklara emanet

porno izle

porno indir

istanbul escort

escort bayan

kartal escort

pendik escort