Advert
Toprağına sahip çık(!)
Sedat Balta

Toprağına sahip çık(!)

Bu içerik 698 kez okundu.

TOPRAĞINA SAHİP ÇIK (!)
Tarımın şirketlere devredilmek istendiğiyle ilgili çok sayıda uyarı yazısı yazmıştım. Korkulan oldu. Damat Bakan Berat Albayrak projeyi açıkladı. Tarım bakanlığı kapısına kilit vuruyor. Tarım ilçe müdürlükleri ve tarım satış kooperatifleri birleşerek Milli Birlik Kooperatifleri kuruluyor. Tarım şirketlerin kaderine terk ediliyor. 
Kurulacak Semerat Holding ile çiftçilerimiz şirketlerle baş başa bırakılacak. Çiftçilikte bir beka sorunu vardı ancak bunun nedeni yüksek vergi alınan mazot, gübre, tohum ve ilaç fiyatlarıydı. Bu yüzden çiftçi ekemez biçemez olmuş şehirde yaşayan yurttaşlarımız da Biberi 12 liradan, domatesi, soğanı, patatesi 5 liradan yemek zorunda bırakılmıştı. 
Tarım Orman Bakanlığı bundan sonra yalnızca hakem rolünde olacak. Sizce nasıl bir hakem olacak dersiniz?
Yıllardır toprağına yabancılaştırılan çiftçiler toprağını satmaya zorlandı. Gençler tarımda gelecek görmeyince büyük kentlerin varoşlarına göçüp ucuz işgücü olmayı kabul etmek zorunda kaldılar. 
Her şeye rağmen ayakta duranlar toprağını satmayanlar da yeni modelle şirketlerin kucağına itiliyor. Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Abdullah Aysu da aynı şeyi düşünüyor: "Bu çiftçiyi zapturapt altına alıp toprağını satın almadan kontrol altında tutmaktır" diyor. 
Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör de bu modelin Dünya Bankası tarafından Türkiye'ye dayattığı bir proje olduğuna dikkat çekiyor. Güngör, "Çiftçinin kalkınmasıyla ilgili hiç bir sözcük yok projede, şirketleşme ile tarımda, kırsalda kalkınmayı göz ardı eden, üretim için yatırım desteklerini kapsamayan tam bir Dünya Bankası projesidir" sözleriyle tehlikeyi haber veriyor. 
ÇÖZÜM KOOPERATİFÇİLİK
Tarım uluslarası şirketlerin egemenliğine verilmek isteniyor. Peki çözüm ne? Örgütsüz çiftçi bu dünya devleri ile nasıl başedecek. 
Bilindiği gibi çiftçinin meslek örgütü Türkiye Ziraat Odaları Birliği'dir. Ancak ziraat odaları yarı kamu görevi yapan kurumlar olarak bu mücadeleyi verecek durumda değiller. 
Çiftçilerin üye oldukları yağlı tohumlar, tarım kredi benzeri kooperatifler de sivil toplum örgütü olmaktan uzak olduğuna göre her zaman söylediğim çözüm yolunu önermekten başka çıkış yolu yok: Demokratik üretim kooperatifleri(!)
Kurulacak üretici ve tüketici kooperatifleri sorunu çözer. Kooperatifçilik ama bağımsız bir kooperatif olması gerekir. 
 TARLANDA BAKICI OLURSUN
Çifçilerimiz hiç beklemeden harekete geçmeli kamuoyu oluşturmaya başlamalılar. Aksi halde kendi toprağında, tavuk çiftliğindeki bakıcı konumuna düşecektir. Ne ekeceğine, tarlasına ne kadar gübre, ne kadar ilaç, hangi tohum atılacağına gavurun şirketleri karar verecektir. 
Bu bir işgal girişimidir. Tarlasını satmaya zorlanan çiftçileri abluka altına almaktır. Bu proje çiftçiliği bitirir. 
Hatırlamakta yarar var. Tarımla uğraşan Çaykur, Toprak Mahsulleri Ofisi, şeker fabrikaları ne kadar devlet kurumu varsa şirketlerin yöneteceği bu holdingin emrine sokulacak. Bu kurumlar yüzde 15'i temsil edecek geri kalan yüzde 35'i tarım ilçe müdürlükleri ve tarım kredi kooperatiflerinin birleşmesiyle oluşacak Milli Birlik Kooperatifi'nin olacak. Ama çoğunluk hisse şirketlerin olacak. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500

istanbul escort

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X

kartal escort

pendik escort