Advert
Büyük devletlerin küçük devletleri yok etme/yıkma sistemleri Nedir?
Aytekin Ertuğrul

Büyük devletlerin küçük devletleri yok etme/yıkma sistemleri Nedir?

Bu içerik 280 kez okundu.
Advert

Büyük devletlerin küçük devletleri yok etme/yıkma sistemleri Nedir?

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Bazen internet ortamında Türk milletinin içinde bulunduğu sorunlar ve temel çelişme konuları tartışılmaktadır Bu konuda mantıken iki sistem olabilir. Nitekim gerçek siyasette de iki sistem vardır ve bunlar çatışmaktadırlar.

 1-Büyük devletlerin küçük devletleri yok etme yıkma sistemleri 

2-  Küçük devletlerin kedilerini büyük devletlere yıktırmamak/yutturmamak için uyguladıkları savunma  sistemleri. 

1-Büyük devletlerin küçük devletleri yok etme yıkma sistemlerinin temelinde onlara açık bütçe yaptırmak ve borçlandırmak ana unsurları yatmaktadır. Bu arada varsa eğitimini      Köy Enstitüleri millet mektepleri vs.)çökertmeyi de içerir. 

2- Küçük devletlerin kendilerini büyük devletlere yıktırmamak/yutturmamak için uyguladıkları savunma sistemlerinde  ise DENK bütçe+ Laik eğitim vardır. 

Bu başkanlık sistemi acaba  hangisine uymaktadır. İçi boş söylemlerle anlaşılması ve açıklanması karmaşık sözlerle Cumhuriyetimizi savunamayız. Onu ilelebet muhafaza ve müdafaa edemeyiz. 14 Mayıs 1950 den sonra Cumhuriyetimiz DENK bütçe yerine açık bütçe borçlarımızı ödeme yerine borçlanma yapılarak bizi yıkmak/yutmak isteyenlere karşı kuzu politikaları izlemiştir. Bu gerçekleri apaçık herkesin anlayacağı şekilde yazmalıyız. Başkanlık sistemi maalesef ikinci şıkka pek uymayan bir sistemdir. Dejenere edilmiş parlamenter sistemin en dejenere hallerine sürüklenmesinden başka bir şey değildir. Bunu neye göre söylüyoruz. Başkanlık sisteminin ilk bütçesi 81 Milyar açıktır. Ve şu an itibari ile 78 Milyar açık fiili olarak uygulanmıştır. Bu durum İsmet İnönü'nün deyimi ile " 

 Enflasyon politikası iktidarın daha ilk yıllarından itibaren iktisadi bünyeyi süratle  takatinden düşürerek 1952 son baharı başlarında memleketi tam manasıyla iflasa sürüklemiştir. Kelimeyi tartarak kullanıyoruz (*).

1952 de başlayan tam manasıyla iflas her geçen gün artarak devam etmektedir.

Denetleme mekanizmaları çökertilmiştir. TBMM devre dışındadır. Yüce hukuk makamları Danıştay ve T.C. Anayasa Mahkemesi denetlemenin dışında tutulmaya çaba gösterilmektedir. Bu  yüce makamlar Anayasamıza apaçık aykırı olan açık bütçeleri hala daha iptal etmemişlerdir. Bu durum gidişimizi derinleştirmekte ve her geçen gün onarımı  imkansızlaştırmaktadır.

 

(*) İsmet İnönü: TBMM deki Konuşmaları. TBMM yayınları. Cilt 2 S 243

 

Atatürk ve Silah Arkadaşlarını Anlayamayanlara

Atatürk ve silah arkadaşları bu büyük Türk milletine her şeyi anlatmışlar onların gönülden desteğini alarak 9 Eylülde İzmir'e varmışlardır. Lozan tam bağımsızlığımızın ulusla arasında da onayını sağlamıştır. Tam bağımsızlık için de Türk Milletinin yaşamak için ihtiyacı bulunan yiyecek içecek giyecek ve barınak ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir.  Bunu sağlayacak şeyler bilimim yaygınlaştırılması ayağımızın yorganımıza göre uzatılmasıdır.

  Bunun için 

1- DENK bütçe+ Laik eğitim+ Herkese eğitim

2- Ormanlarımızın ve topraklarımızın erozyondan yangından tabii afetlerden korunması

3- Her türlü fabrikanın kurulması 

gibi biri diğerinden önemli ve hayat bakımından yekdiğerinden ayrılamayacak devrimler yapıldı.

14 Mayıs 1950 de DP ( Demokrat Parti) ABD nin desteği ile iktidara getirildi.. Bu desteği.  ABD milyarderi,  David Rokefeller şöyle açıklamıştır. "1950 de bizim desteğimizle ülke yönetimine Adnan Menderes gelmişti. Aslında Menderes başında bizimle güzel bir diyalog kurmuştu. Bizden seçimde aldığı destek karşılığında Marshall yardımı adı altında bizden devamlı borç alıyor ve ülkesine yatırım yaparak sanayii yapısını güçlendiriyordu. O kadar plansız harcamalar yapıyordu ki borçların ödeme vadesi geldiği zaman bizden borç alarak borçlarını ödemeye başladı. Biz de kendisinden ülkeyi yabancı sermayeye açmasını Osmanlı İmparatorluğunda kapitülasyonlara benzer şeyleri talep ettik."(*)

İşte bütçesini DENK yapmayan devletlerin sonu hüsran ve yıkılımdır. AKP de bu yüzden yıkılacaktır. AKP dostlarını ve düşmanlarını ayıramayacak kadar bilgisiz ve bilinçsizdir. Muhalefette dahi benzer defektler vardır. 

Antiemperyalist olunmadan altın ve döviz fiyatlarını sürekli olarak yükselten politikalar izleyerek milliyetçi olunamaz. Vatan sever olunamaz.

 

 

LOZAN ANTLAŞMASI NEDİR?

Ebedi başkomutanımızın direktifi aynen şudur: Bugünkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünü ise ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır.

Lozan’da bu büyük millet kazandığı büyük zaferini tescil ettirmiştir. Tam bağımsızlık laik bir düzende azınlık, alevi sunni, Türk Kürt  vs. gibi ayırım saçmalıklar yapmayan “ Ne mutlu Türküm diyene “ bayrağı altındaki LOZAN anlaşmamıza uymaktır. 14 Mayıs 1950 tarihinde başlayan gaflet dalalet ve hatta h…… açık bütçeler ve laik eğitimden uzaklaşmalarla bu gün Lozan’dan süratle uzaklaşıyoruz. Bu gidişle ortada LOZAN diye bir şey kalmayacak. Lozan’ı imzalayan yürüten Türk büyüklerimizin başına bir  SARHOŞ sözcüğü eklendi. tam bağımsızlık için gerekli olan DENK bütçeden uzaklaşıldı.

14 Mayıs 1950 de başlayan açık bütçeler sonunda bağımsızlık için ilk şart olan DENK bütçeye paydos denildiğinden Türk milletine şu gerçeği söylemek zorundayız. Lozan Anlaşmasının bize sağladığı hakları korumak için de DENK bütçe gereklidir. Lozan’ı savunan her Türk DENK bütçeyi de savunmak zorundadır. Lozan’ı korumanın tek yolu vardır. DENK bütçe yapmak. NOKTA.

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
istanbul escort
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
türk porno