Suruç Katliamı Nedir?
Aytekin Ertuğrul

Suruç Katliamı Nedir?

Op.Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Suruç’ta 31 kişinin öldürüldüğü bir katliam gerçekleştirilmiştir. Katliamdır terördür odu budur ile zaman geçiriyoruz. Ama bu bilime göre nasıl bir şeydir. Bilim ne yapmış da bu gibi olayları önlemiş derdimiz asla bu değildir. Kısa kısa şimdi onu yazacağım.

Terör Toplumsal Bir Olaydır.

Terör denilen nesne bir toplumsal olaydır. Toplumsal olaylar çok değişkenli olaylardır. Birden bire olmazlar yavaş yavaş büyür beslenir ve gelişirler. Hepsini besleyen büyüten ve geliştiren şey ise Açık bütçe ve laik eğitimden uzaklaşmaktır. Terörü lanetleyen Hükümetin ve TBMM nin  açık bütçeyi ve şu anki gaflet eğitimini sorumlu tutmamaları ve DENK bütçeye ve laik eğitime döneceklerini deklere etmemeleri gaflet dalalet ve hatta hıyanettir. DENK bütçeye ve Laik eğitime dönmeden terör bitirilemez. Terörün kaynağını dâhili ve harici bedhahlar mutlaka biliyorlar ama ne söylemlerinde ne de gösterdikleri çarelerde, bu konuya hiç dokunmuyorlar.Ya terörün açık bütçelerden ve eğitim düzenimizim bozulmasından para değerimizin ezilmesinden kaynaklandığını bilemeyecek kadar cahildirler ya da gaflet ve dalalettedirler.

Açık Bütçeleri Devam Ettirerek bu Günlere Geldik

Bir şey var anlamadığım. Açık bütçelerin devamı ile bu günlere geldik. Parçalanma ve yıkılma ise açık bütçelerin devamı ile gerçekleşecek. ABD nin maliye uzmanları bizim açık bütçelere devam etmemiz halinde yıkılacağımızı bilmiyorlar mı? Neden bizi dost olarak uyarmıyorlar. Peki, Türk maliyesinin uzmanları bunu bilmiyorlar mı? Neden Başbakanı Cumhurbaşkanını uyarmıyorlar. Yoksa bunlar Franz Fanon’un (*) “Her seyirci ya bir alçak ya da bir korkaktır” dediklerinden midirler?

TSK Türk Milletinin Özüdür. Gözbebeğidir.

 Bir ordu düşünün kendi varlık temellerine sahip çıkmıyor. Bu ilkeleri siyaset sanıyor. TSK nin ve Türkiye Cumhuriyetinin varlık temelleri aynıdır. Bir farklılık yoktur. O halde bu temelleri yeniden yazalım.

Kayıtsız ve şartsız Ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsızlık
-Denk Bütçe laik eğitim,
-Devletçilik öncülüğünde karma ekonomi
-Gümrüklerle korunan iç ve dış piyasa
14 Mayıs 1950 den sonra bunlar tersine çevrildi. TSK bu işlere müdahale etmedi. Belki de ordumuzun patronu ettirmedi. Ne diyelim. 1071 den bu yana değişmeyen bir şey var. Haçlılar Türk milletinin Anadolu’daki yaşamına son verecekler. Bu amaçlarını bizatihi gelip yapmıyorlar. Gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunan şahsı menfa atlarını müstevlilerin siyasi emelleri ile birleştirenlere  yaptırıyorlar. Acı ama gerçek
Bu günün güncel fiyatlarını bilmem kaçıncı defa yazalım da nereden nereye geldik görelim uyanalım.
Bir simit 1.000.000 TL dir
Bir ABD doları 2.670.000 TL dir
Bir kilo et 35.000.000 TL dir.
 Gaflet, dalalet ve hatta……. bu rakamlardadır. 14 Mayıs 1950 den bu yana bu rakamlara varmak için yıllar geçmiştir. TBMM lerinden çıkarılan açık bütçelerle buralara varılmıştır.  AKP de bu yola " Durmak yok yola devam " diyerek dörtnala devam etmiştir.
Suruç'taki, Reyhanlı’daki, Afyon’daki cephanelikteki katliamlar bu rakamların bulunduğu laik eğitimden uzaklaştırılmış ülkelerin doğal olaylarıdır.

-

Bir İç Savaşa Doğru Sürükleniyor Muyuz?

Harici  bedhahlar Türk Milletini  bir iç savaşa götürmektedirler. Dahildeki bedhahlarımız hala daha iç savaşa doğru sürüklendiğimizin veya  sürüklemede görevlendirildiklerini göremeyecek kadar gözleri kördür. 14 Mayıs 1950 de başlayan vatana ve millete ihanet yoları açık bütçeler ve laik eğitimi yerle bir etmeler AKP döneminde tavan yapmıştır. Bu facialara iç ve dış borçları da ekleyin facianın/ihanetin boyutları korkunçtur. 14 Mayıs 1950 den bu yana TSK müdahale dönemleri dâhil vatana ve millete ihanet rotası devam etmiştirEy gafiller!!!! İhanet ettiğiniz şey Türk milletinin her karış toprağını şehit kanları ile sulayarak elde ettiği sonuçlardır. Bu sonuçlara ihanet etmek vatana ve millete ihanete devam etmek anlamında bir eylemdir. 14 Mayıs 1950 den bu yana Ankara’da TBMM Anayasal görevlerini yapmıyor. Yaptırılmıyor. TBMM Türk milletinin değil parti liderlerinin emrindedir. Bunun delil ise TBMM den çıkarılan açık bütçelerle Türk Milletinin asla istemediği para değerinin düşürülmesi ve enflasyonun adeta yasalaştırılmış olması gafletidir. Ama sürekli bunlar oluyor. Egemenliğimizin elimizden alındığının ilk işareti işte bu bilim dışı gaflet uygulamasıdır.Enflasyonla ezildiği zaman çareyi DENK bütçede arayacağına maaşına zamda arayan devlet görevlilerimiz ve TBMM üyeleri de bu gaflet ve dalaletin ortaklarıdır. 28+3 şehit. Hepsine Yüce Allah rahmet etsin. Sebep olanlara cezasını versin kalanlara da bilim ve akıl versin.


 NOT: 24 Temmuz 2015 te Suriye’deki İŞİD örgütüne F16 lar gönderildi ve hedefler bombalandı. Bana özellikle seçilmiş planlanmış bir gün gibi geldi. Çünkü 24 Temmuz 2015 Lozan’ın 92. yıldönümüdür. Dâhili ve harici bedhahlar Lozan’ın 92. Yıldönümünü kafanıza çaldık anlamında bir harekât yaptılar mı? İnşallah sadece kuru bir rastlantıdır. Yurtta sulh cihanda sulh ilkesi Anayasamızın değiştirilmesi dahi teklif edilemeyen başlangıç bölümümde yer almaktadır. Yurtta sulh cihanda sulh açık bütçe ve enflasyonu yasaklar çünkü açık bütçelerin yapıldığı ülkelerdeki para değerinin düşmesine karşı milli reaksiyonlar oluşur. Bunun değişmesi için toplumsal tepkiler ve milli reaksiyonlar doğar. İç barış bozulur. İç ve dış barışı korumanın ve sağlamanın tek yolu DENK bütçeye ve laik eğitime dönmektir. Hiçbir F-16 ve hiç bir bomba barış sağlamaz. Nagazaki ve Hiroşima’ya atılan atom bombaları da barışı sağlayamamışlardır.


 (*) Cezayir Kurtuluşu savaşçılarından “ Dünyanın Lanetlileri” adlı kitabın yazarı.
 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
"Burada genç çalışmıyor çünkü tedbir yok. Oraya ancak muhtaç olan biri gider''
 İlçe kongreleri Kaynarca ile başlayacak
İlçe kongreleri Kaynarca ile başlayacak