Kaynarca Sakarya'da bir ayda üç şehit
Aytekin Ertuğrul

Kaynarca Sakarya'da bir ayda üç şehit

Kaynarca- Sakarya’da Bir Ayda Üç Şehit

Op. Dr. Aytekin Ertuğrul

draertugrul@hotmail.com

Kaynarca bir ay içinde 3'üncü şehidini verdi. Cebek Köyü'nden Gökhan Ayder şehit oldu. Bir ay önce 1 Eylül 2016 günü Mansur Cansız şehit olmuştu.

Hakkâri’nin Çukurca İlçesi kırsalında bu akşam saatlerinde PKK’lı teröristlerin havanlı saldırısında Kaynarcalı 6 aylık asker Gökhan Ayder şehit düştü

Üç çocuklu Nazmi Ayder'in oğlu olan  Gökhan Ayder'in şehit haberi  askeri yetkililer tarafından ailesine verildi.

 Kaynarca  Cebek  Mahallesi son bir ay içerisinde 2  şehit verdi.  1 Eylül tarihinde Şehit Jandarma Uzman Çavuş Mansur Cansız'ın Mardin Dar geçitte şehit olmuştu

4 Eylül 2016 tarihinde Hakkâri’nin Şemdinli İlçesinde PKK ile girilen çatışmada Uzman Çavuş Sercan Gedikli şehit düştü.

 

İşte Şehit Uzman Çavuş Sercan Gedikli ‘nin fotoğrafı . Bu hayata nasıl kıydınız?

 

Şehidin Edirne'de bulunan ailesine şehadet haberi verildi. Emekli uzman çavuş Cemal Gedikli ve eşi Semra Gedikli oğullarının memleketleri Sakarya'da toprağa verilmesini istedi. Şehidin ailesi Sakarya'ya gelmek için yola çıktı. Şehidin Sakarya'nın Kaynarca İlçesi Büyükyanık Mahallesi'nde oturan dedesi Turgut Gedikli'nin evine dev bir Türk Bayrağı asıldı. Acı haberle yasa boğulan şehidin dedesi ve yakınları burada taziyeleri kabul etti.

Yukarıdaki haberler haber sitelerinden kopyalanarak derlenmiştir. Kaynarca Sakarya’mızda bir ayda üş şehit varsa gerisini siz düşünün. Balık baştan kokar dostlar. Balık baştan kokmuştur. Kimse şahıs olarak alınmasın diye yazıyorum. Bu işin başı 14 Mayıs 1950 de başlayan açık bütçe ve laik eğitimden uzaklaşmak ve halen devam eden iki ana ihanet uygulamalarının sonuçlarıdır.

TSK lerini 27 Mayıs 1960 müdahalesine götüren şey DP nin bu uygulamaları idi. Yani Denk Bütçeyi Açık bütçe yapması ve Laik eğitimden uzaklaşması idi. Ne yazık ki dâhili ve harici bedhahlarımız DP nin yargılanmasında bu iki ana ihanet noktasını gündeme getirmediler. Bu ihanet sisteminin sonuçlarını biri Başbakan olmak üzere 3 bakanı idam ederek yanlışa körükle gittiler. O tarihte 9 TL olan bir ABD doları bu gün 3.005.000 TL dir. Bu ne demektir. Bu şu demektir. DP den sonra gelenlerin günahları ihanetleri DP den daha büyüktür.

Hep bildiğiniz gibi 1957 tarihinde TBMM kürsüsüne çıkan Batı Cephesi Komutanımız Lozan Kahramanı T.C. nin ilk Başbakanı İsmet İnönü aynen şöyle konuştu.

” Altın ve döviz fiyatlarının daima yükselme suretinde bir istikametten ayrılamaması, iktisaden zayıf tabakaların her gün biraz daha sefalete uğraması hükumete itimadı kıran başlıca amillerdir.”(1)

O gün bu gündür bu ihanete TBMM eliyle devam edilmiştir. Doların ve altının seyir defterine bir göz atarsak bu sözün ne anlama geldiği daha iyi anlaşılır.  10 Kasım 1938 de bir ABD doları 80 kuruş iken bu gün itibari ile 3.005.000 TL dir.  3 TL değil 3.005.000 TL dir. TL den 6 sıfır silinmesi ile bu gerçek değişmemiştir.

Bir kişinin konuştuğu bütün milletin onu dinlediği rejimlerse monarşidir. Bu rejimlerin öznel adları ise Krallık, Padişahlık, Derebeylik. Prenslik, Çarlık vs. adlar ile siyaset sahnesinde anılırlar. Bütün vatandaşların konuştuğu yazdığı düşüncelerini serbestçe açıkladığı önlerindeki engelleri ve karanlıkları aydınlattığı idarelere de demokrasi denilir. Demokrasilerde süs için Kral veya kraliçelerin bulunması o ülkeleri monarşi yapmaz. Örnek İngiltere demokrasisi.  Ama seçilmiş bir cumhurbaşkanının bulunması da bir ülkeyi demokrat yapmaz. 14 Mayıs 1950 den sonra müdahale dönemleri hariç hep seçilmiş TBMM ve Cumhurbaşkanları olduğu halde Türk milleti, hiçbir gün demokrasiyi yaşamamıştır. Ondan evvel de 1923 1938 arasında demokrasi tam anlamıyla vardır. Çünkü o tarihler arsasında hiç zam yoktur 11. Kasım 1938- 14 Mayıs arasında kör topal bir demokrasi vardır. Ama ondan sonra hiç yoktur. Bu iddiamızı en iyi destekleyen olay ise bu yazının konusudur. Sakarya- Kaynarca da son bir ayda üç şehit varsa tüm Türkiye’de durumun vahametine bakar mısınız? Türk Milleti her gün şehit cenazeleri gelsin istemeyeceğine göre demokrasinin olmadığı kesindir. Ayrıca her gün yaşadığımız zamlar para değerimizin inanılmaz derecede yerlerde süründürülmesi, laik eğitimin yok edilerek Türk milletinin güncel ve gelecekteki sorunlarını aşabilecek bilgi ve beceriden yoksun bırakılması vs. demokrasi ile hukuk devleti ile bir ilgisi bulunamaz.

Bu gün şehitlerimizi yazdık. O nedenle siyasete fazla girmeyelim ama görüyoruz ki şehitlerimiz demokrasiden uzaklaşma şehitleridir. Demokrasiye dönelim şehitler biter. Bu vesile ile demokrasimizin hastalıklarını yeniden yazdık. Açık bütçe+ Laik eğitimden uzaklaşmak başta olmak üzere bilim ve hukuktan sapmalarımızın toplamıdır.

Hep yazılıyor. Türkiye Cumhuriyeti anarşi ile bilimsel kurallara göre savaşmıyor. Vururum, kırarım, yok ederim, inlerine girerim, nereye giderseniz gidin izinizi bırakmam. Vs. gibi bu işin bilimi ile ilgisi bulunmayan yöntemler kullanılmaktadır. Onun için de anarşi tavan yapmıştır.

Ateş düştüğü yeri yakarmış. Ateş düştüğü yere neden düşmüştür. 11 Kasım 1938 de 80 kuruş olan bir ABD doları bu gün itibarı ile 3.005.000 TL olduğu için ateş düşmüştür.

EY gaflettekiler Gökhan Ayder’in, Sercan Gediklinin, Mansur Cansız’ın katilleri sizsiniz.14 Mayıs 1950 de başlayan ihaneti vataniye yoluna devam ederek bu gidişe “ Durmak yok yola devam” diyerek bütün hızı ile sürdürenler  sizlersiniz. Bu yoldaki karneniz de işte budur.

Bir ABD doları 1.320.000 TL iken 3.000.000 TL ye çıkardınız.

Bir gram altın 18.000.000 TL iken 125.000.000 TL ye çıkardınız

Bir çeyrek altın 24.000.000 TL iken 210.000.000 TL ye çıkardınız.

Bu yazının konusu olan 3 şehidimizin de 240 adet demokrasi şehidimizin de bu yıl verdiğimiz sayısını bile unuttuğumuz binlerce şehidimizin de katilleri 14 Mayıs 1950 de antidemokratik ihanet yolunu başlatanlarla ondan sonra bu yolda “ Durmak yok yola devam” diyerek sürdürenlerdir.

İŞİN ÖZÜ ve esası nedir? Bu gün vasıl olduğumuz netice 14 Mayıs 1950 de başlayan DENK Bütçe+ laik eğitimden uzaklaşmak gibi iki ana ihanetin sonuçlarıdır.

Acaba bunun böyle olduğunu;

 Cebek Köyü'nden Gökhan Ayder

 1 Eylül tarihinde Şehit olan Cebek köyünden Jandarma Uzman Çavuş Mansur Cansız

 Büyükyanık köyünden Uzman Çavuş Sercan Gedikli’nin  

şehadete eren vücutları bize bu acı gerçeği öğretebildi mi? Sanmıyorum. Bu kadar açık seçik nasıl yazıyoruz. 15 Temmuzdan sonra alınan tedbirlerin bilimle hukukla olayın maddi gerçeğiyle ilgisi yoktur da ondan öyle yazıyoruz.

DENK bütçeye+ Laik eğitime dönmeden Cumhuriyetimizin ilelebet muhafaza edilmesi mümkün değildir

DENK bütçeye+ Laik eğitime dönmeden Cumhuriyetimizin ilelebet muhafaza edilmesi mümkün değildir

DENK bütçeye+ Laik eğitime dönmeden Cumhuriyetimizin ilelebet muhafaza edilmesi mümkün değildir . Üç defa yazalım kı sağlam olsun. Bunu ben mi söylüyorum. Hayır. Bakalım kim söylüyor.

“  Bu günkü savaşmalarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünü ise ancak mali bağımsızlıkla mümkündür. Mali bağımsızlığın korunması için ilk şart bütçenin ekonomik bünye ile orantılı ve DENK olmasıdır.   Mustafa kemal Atatürk

İşte böyle ey Türk Milleti. 14 Mayısta başlayan antidemokratik, hukuk ve bilim dışı yollar bizi          bu günlere getirmiştir. Görünen ufuklarda bunu anlayan ve gören yöneticileri de görmüyoruz. Bu yüzden Türk milletinin çektiği kahır göründüğünden de daha büyüktür. Allah şehitlerimize rahmetini esirgemesin. Bu şehitlerin önlenmesi için de görevlilere akıl düşünce ve beceri ihsan eylesin. ÂMİN.

  1. İsmet İnönü’nün TBMM deki konuşmaları. Cilt 2. S. 243
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yarın tüm Türkiye'de denetleme yapılacak
Yarın tüm Türkiye'de denetleme yapılacak
Ambulans ile otomobil  çarpıştı
Ambulans ile otomobil çarpıştı